Ana sayfa English
Değişen beden imajları

Çağlar boyu değişen beden imajları, insanı ne güzel, ne de çirkin yapabilir. Önemli olan kişinin aktif bir yaşam ve doğru beslenmeyle beden ve ruh sağlığını koruması, kendisiyle barışık yaşamasıdır.

Kim istemez ki yüzyıllar boyunca hep güzel kalmayı? Çağların beden imajları değişse bile, döneminin en ideal ölçülerine sahip olmasa bile, kendisini her zaman güzel bulmayı kim istemez?
 
Kulağa ne kadar ütopik gelse de, aslında hiç zor değil. Sadece aktif bir yaşam ve doğru beslenme ile kendi beden imajımızla barışık yaşayabilir, kendimizi dünyanın en güzel insanı hissedebiliriz.
 
Çünkü herkesin beden imajı farklıdır. Çünkü beden imajı, kişinin kendisini nasıl algıladığıyla değiştiği gibi, modanın etkisiyle tarih boyunca da değişiklik gösterir.
 
Örneğin mitolojide büyük göğüslü, geniş kalçalı, yumuşak ve büyük karınlı Venüs bereket simgesi iken, tombulluğuyla ünlü Afrodit ideal kadın olarak kabul görmüş.
 
19. yüzyıla gelindiğinde bir dirhem et, bin ayıbı örterken, 21. yüzyılda bir dirhem et, ayıbın simgesi haline gelmiş.
 
Oysa ne bir dirhem et ayıbı örter, ne de fazlalığı ayıptır. Önemli olan kişinin kendisini sevmesi, kendisiyle ve bedeniyle barışık yaşaması. Kendimizi ne kadar çok seversek, beden imajımızı da o kadar iyi koruruz.
 
 
Beden imajımızı nasıl koruruz?
 
Yeterince sağlıklı olan vücudumuz, ruh sağlığımızı da etkiler. Sağlıklı bir ruh, hayata olumlu bakmamızı sağlar ve hem kendimizi, hem de imajımızı sevmemize yol açar.
 
Sağlıklı olmayan bir vücut ise, ruh sağlığını olumsuz etkiler. Hayata olumsuz bakıp, kendimizden ve imajımızdan hoşlanmamamıza neden olur. Bu durumda yükselen stres hormonunun etkisiyle tatlıya, çikolataya saldırırız. Şekerli besinlerin içindeki mineraller sinir sistemimizi yavaş yavaş güçlendirirken, ruhumuz çoktan dış dünyayı terk etmiş, içsel problemlerimize dalmıştır. Minerallerin etkisiyle içsel problemlerimiz çözülür çözülmez beden imajımıza geri döner, ertelediğimiz alışverişlerimiz yeniden canlanır.
 
Tabii ki bu bir paradokstur. Mutlu olabilmek için bir yandan şekerli besinlere saldırırken, diğer yandan beden imajımızı nasıl koruyabiliriz? Bu paradoksla başa çıkabilmek, yaşadığımız sıkıntıların beden ve ruh sağlığımızı etkilememesi için ne yapabiliriz?
 
Aslında bu soruların cevabı son derece basit. Aktif bir yaşam ve doğru beslenme sayesinde paradoksun çemberinden sıyrılıp, hem beden sağlığımızı korur hem de beden imajlarımızla barışık yaşarız.
 
Doğru beslenmek ne demek?
Vücudun çalışması için gereken besin öğelerinin vücuda alınıp, sindirilmesi ve emilip, vücut tarafından kullanılmasına beslenme denir.
 
Bu kadar kolay anlatılmasına rağmen, çok karmaşık bir sistem olan beslenmedeki herhangi bir fazlalık veya eksiklik, sağlık sorunlarına yol açar. Oysa doğru beslenmek, ömrümüz boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmektir. Doğru beslenmek beden ve ruh sağlığımızı dengede tutar.
 
Aktif yaşam nedir?
Bazal metabolizmamızın enerji harcamasını gerektiren hareketleri düzenli olarak yapabilmeyi aktif yaşam olarak tanımlayabiliriz. Vücut sağlığını koruyan aktif yaşam, aynı zamanda ruh sağlığının da en büyük güvencesidir.
 
Siz ne kadar aktif yaşıyorsunuz?
·        Her gün en az 6-8 bardak su içerim.
·        Su içmek için susamayı beklemem.
·        Düzenli fiziksel aktivite yaparım.
·        Günün büyük kısmında hareket ederim.
·        Fazla yemek yediğimde aktivitemi artırırım.
·        Her gün düzenli olarak 3-4 öğün yemek yerim.
·        Sigara kullanmam.
·        Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat ederim.
 
Evetler çok ise, tebrikler!
Hayırlar çok ise, kendinize yatırım yapmaya başlayın!
 
 
21. yüzyıl insanları olarak biz nasıl yaşıyoruz?
·        50 yıl öncesinde yaşayanlara göre çok daha az hareket ediyoruz. Kısa mesafelerde bile araba kullanıyoruz.
·        Çoğunlukla daha çok enerji alıp, daha az harcıyoruz.
·        Fiziksel aktivite için ne zamanımız, ne de isteğimiz var.
·        Vaktimizin çoğunu televizyon karşısında geçiriyoruz.
·        Daha çok ofis içinde, hareketsiz olarak çalışıyoruz.
·        Yemekleri eskisinden daha büyük porsiyonlarda tüketiyoruz.
·        Geleceğin büyüklerini televizyonun, bilgisayarın karşısında yetiştiriyoruz.
 
Ne yapmalıyız?
Öncelikle sağlıklı ve dengeli beslenmeliyiz. Hiç besin tek başına mucize yaratmadığı gibi, sağlık sorunlarımızın tek başına suçlusu da değildir. Yapmamız gereken, yiyeceklerimizde çeşitliliğe gidip, sadece ihtiyaçlarımıza göre beslenmektir.
 
Sağlıklı beslenmek kadar önemli olan aktif yaşamı asla bırakmamalıyız. Fiziksel egzersizlerimizi düzenli olarak yaparak bir yandan diyabet, yüksek tansiyon, kanser, obezite gibi hastalıklardan korunurken, diğer yandan egzersiz sırasında salgılanan endorfin hormonunun sağladığı mutluluk duygusunu hiç kaybetmeyiz.
 
Eğer aktif yaşam ile doğru beslenmeyi bir arada tutabilirsek, değişen sadece yüzyıllarla birlikte beden imajları olur. Ancak insanlığın kendisine olan sevgi ve saygı isteği hiç değişmeyeceği için, her çağda aynada kendisi hep güzel bulacak.
 

Geri
Aydan Atasoy
Beslenme ve Diyet Uzmanı

http://www.mylifediyet.com

  • Currently 2,7/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

2,7 / 5 yıldız (1154 oy kullanılmış)


 
Hiç diyet uyguladınız mı?