Ana sayfa English
Kanserden korunmak mümkün!

Çağdaş yaşamın olumsuz koşulları altında artış gösteren kanserden korunmak mümkün! Yeter ki, sigarayı bırakıp, beslenme tarzımızı değiştirelim!

Belki de kalp krizinden bile daha korkutucu bir hastalık, kanser. Sinsi, sinsi, hücrelerimizde çoğalırken, biz varlığından habersiz alışkanlıklarımızı sürdürmeye devam ederiz.
 
Oysa, kanser çeşitlerinin yaklaşık yüzde 80’i yanlış beslenme ve sigaradan kaynaklanır. Geri kalanı ise, çağdaş yaşamın getirdiği stres, hava kirliliği, hareketsiz bir yaşam sonucu şişmanlık gibi faktörlerden beslenir.
 
Belki bireysel olarak, çağdaş yaşamın olumsuz koşullarını değiştiremeyiz ama alışkanlıklarımızı değiştirip, daha bilinçli beslenerek kanserden korunabiliriz.
 
Kanser nasıl oluşur?
Kanser, pek çok yabancı maddeden birisinin, normal bir vücut hücresine girip, onu mutasyon adı verilen değişime uğratması sonucunda oluşur. Değişime uğrayan bu hücre, hızla çoğalarak milyonlarca kanser hücresi haline dönüşür.
 
200’ü aşkın kanser türü vardır. Normal bir meme hücresinin mutasyon yoluyla kanser hücresine dönüşmesi sonucunda meme kanseri oluşur. Mutasyona uğrayan bir akciğer hücresi akciğer kanseri; mide hücresi ise mide kanseri gibi kanser türleri ortaya çıkar.
 
Kanser hücreleri, vücudun kontrolü dışında gelişir. Sayıları artar ve içinde büyüdüğü organların bir bölümünü ele geçirir. Eğer zamanında tedavi edilmezse, bulunduğu bölgeden, diğer bölgelere doğru yayılır. Bunun adına metastaz denir. Metastaz oluşan kanserin tedavisi uzun zaman alır.
 
Kanser hücreleri farklı hızlarda büyüme gösterir. Bazı türleri ayda 1 kanser hücresiyle büyüme gösterirken, bazı türleri saatte 1 yeni kanser hücresi oluşturur. Çok yavaş büyüyen kanserlere selim tümör adı verilir. Daha hızlı büyümekle birlikte, beyin, karaciğer, böbrek veya kemik gibi diğer bölgelere yayılan kanserlere de habis tümör denir.
 
Türkiye’de en çok; akciğer, meme, mide, cilt ve mesane kanseri görülür. Türk erkekleri arasında akciğer kanseri birinci yer tutarken, kadınlarda meme kanseri en yaygın türdür. Hem kadınlarda hem erkeklerde ikinci sırayı mide kanseri alır.
 
Kansere yol açan faktörler 
Kimyasal maddeler: Motorlu taşıtlardan ve fabrikalardan çıkan dumanda, kömür ve sigara dumanında binlerce toksik kimyasal madde vardır. Nefesimizle aldığımız bu maddeler, vücut hücrelerini mutasyona uğratarak kansere yol açar.
 
Günümüzde daha çok ve hızlı besin üretmek için gıda maddelerinin içine; tarım ilaçları, hayvanlara verilen antibiyotikler, gübreler, tatlandırıcılar, koruyucular, mayalar, renklendiriciler gibi sayısız toksik kimyasal maddeleri katılır. Bu maddeler, besinlere aşırı oranda katılırsa kansere yol açarlar. Bu nedenle hazır besinlere katılan gıda katkı maddelerinin denetimlerinin çok iyi yapılması gerekir.
 
Radyasyon: Uzun süre yüksek miktarda radyasyona maruz kalınması, cilt kanseri, lösemi ve lenfomaya neden olabilir. Ayrıca incelen ozon tabakası nedeniyle güneşin ultraviyole ışınları da cilt kanserini artırır.
 
Hormonlar: Bazı vücut hormonları, normal olarak vücut hücrelerinin büyümesini sağlar. Fakat bu hormonların aşırı miktarda salgılanması kansere yol açabilir. Örneğin erken adet gören, çocuk doğurmayan veya menopoza geç giren kadınlarda meme kanseri riski yükselir.
 
Genetik: Kansere neden olan veya önleyen genler, kalıtım yoluyla yeni kuşaklara geçer. Örneğin toksik kimyasal maddelere maruz kaldığımızda, kanser olma riskini genler belirler. Aynı şekilde radyasyondan oluşan kanseri onaran genleri de ailemizden alırız. Genel olarak kansere yaklaşık 100 gen neden olurken, 25 tanesi de kanseri önleyen genlerdir.
 
Virüsler: Aslında virüsler doğrudan kansere yol açmazlar. Fakat virüslerde bulunan bazı kanser yapıcı maddeler, enfeksiyon sırasında insan vücuduna girerler. Kromozomlara kadar ulaşan bu maddeler, mutasyona yol açarak, kanser oluşturabilirler.
 
Kanserde erken teşhisin önemi
İster selim, isterse habis olsun, tüm kanser türlerinde erken teşhis hayat kurtarır. Özellikle diğer doku ve organlara sıçramadan, yani metastaz yapmadan fark edilen kanser, cerrahi işlemler, radyoterapi, kemoterapi gibi özel yöntemler veya ilaçlarla tedavi edilir.
 
Fark edilmesi en zor hastalıklardan birisi olan kanseri erkenden teşhis edebilmek için, 30 yaşından sonra 5 yılda bir tekrarlanan rutin kontroller yapılmalıdır.
 
30 yaşından 55 yaşına kadar her 5 yılda bir; genel kanser araştırması, mamografi, pelvik muayene ve PAP smiar testi, cilt kanseri araştırması, parmakla rektal muayene, sigara içiliyorsa akciğer röntgeni ve dışkı patoloji testi yapılmalıdır.
 
55 yaşından sonra ise kanser kontrolleri 3 yılda bir yapılmalıdır.
 
Kanserden korunmak için neler yapılmalı?
·        Güneş ışınlarının yoğun olduğu vakitlerde güneşlenilmemelidir. Güneşlenmek için en uygun zaman, yazın sabah ve ikindi, kışın ise öğle vakitleridir.
·        Radyoaktif ve kimyasal maddelerle çalışanlar koruyucu kullanmalıdır.
·        Sigara, başlıca kanser nedenidir. Sadece sigara içenler değil, sigara dumanına maruz kalanlar da uzun vadede bu riski taşır. Bu nedenle sigara bırakılmalıdır.
·        Aşırı kilo almamak, kiloyu ideal ağırlıkta tutmak gerekir.
·        Alkol, kansere yol açan faktörlerden birisidir. Özellikle sigara ile birlikte tüketilen aşırı alkol, başta karaciğer kanseri olmak üzere, ağız, baş ve boyun kanserlerinin yanı sıra, bağırsak kanserine sık rastlanır.
·        Sağlıklı ve dengeli beslenme, pek çok kanser türünden korur. Bazı besinler, bu besinlerde bulunan bazı özel maddeler ve besinlerin doğru hazırlanma ve pişirme yöntemleri kanser oluşumunu engeller.
 
 
Kaynak: Kanseri Tanıyalım. Hatiboğlu Yayınları/Ayşe Baysal-Wayne Criss

Geri
Servet Şahin
Medikal Editör

http://www.mylifediyet.com

  • Currently 2,6/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

2,6 / 5 yıldız (1082 oy kullanılmış)


 
Hiç diyet uyguladınız mı?